Skolyoz

Skolyoz

Skolyoz

Skolyoz, insan hayatının pek çok alanında olumsuz etkisi görülen bir rahatsızlıktır. Her yaştan insanda zuhur edebilen bu rahatsızlık, erken müdahale edilmediği takdirde büyük problemlere yol açabilir. Bu nedenle, henüz skolyoz şikayeti yaşamayan bireylerin de, skolyoz hakkında asgari düzeyde bilgi sahibi olması yararlı olacaktır. Skolyoz hastalığı herkeste görülebilse de, bu hastalığın yüzde seksenine yakını çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, küçük yaştaki çocuklarda sık sık skolyoz kontrolü yapmak erke teşhis ve erken tedaviye imkan tanıdığı için oldukça önemlidir.

Skolyoz hastalığı, omurgada meydana gelen bir rahatsızlıktır. Omurganın anatomik olarak üstlendiği görev hayli fazla olduğundan, meydana gelen bu eğrilik kişiye pek çok yönden zarar vermektedir. Omurganın mevcut şeklinde ve mevcut işleyişinde devam edebilmesi için küçük yaşlardan itibaren duruşun önemi kavranmalıdır. Çocuk yaşlarda edinilen doğru duruş alışkanlığı, uzun vadede yaşanacak omurga eğriliklerinin önüne geçmektedir. Aksi halde omurga eğriliği, ilerleyen yaşlarda çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilmektedir.

Skolyoz Türleri Nelerdir?

Skolyoz, birden çok çeşidi bulunan omurga bir omurga rahatsızlığıdır. Bu nedenle her skolyoz hastasının içinde bulunduğu durum aynı olmak zorunda değildir. Skolyoz hastalığından mustarip olan bireyler, hangi türde yer aldığını doktor tanısı ile öğrenebilmektedir. Farklı skolyoz türleri, farklı tedavi yöntemleri gerektirdiğinden, doğru tanının koyulması son derece önemlidir. Bunun için omurga eğriliği yaşayan bireylerin, hiç vakit kaybetmeden güvenilir bir doktora danışması gerekmektedir.

Omurga eğriliği yaşayan bireylerde gözlenen skolyoz türleri sırasıyla şunlardır

Doğuştan Skolyoz

Bu skolyoz türünde omurga hasarı, doğumdan itibaren etkisini göstermektedir. Bu nedenle en zorlu tedavi süreci doğuştan skolyoz hastalarına uygulanmaktadır.

İnfantil İdiopatik Skolyoz

İnfantil İdiopatik Skolyoz türü, genellikle 0-3 yaş aralığında etkisini göstermeye başlamaktadır. Ancak bu hastalığın neden başladığı belli değildir.

Juvenil İdiopatik Skolyoz

Juvenil İdiopatik Skolyoz türü, 3 yaş ile 10 yaş aralığında etkisini göstermeye başlamaktadır. Bu skolyoz türünün nedeni de uzun bir süre belli olmamaktadır.

Adolesan İdiopatik Skolyoz

Adolsan idiopatik skolyoz, 10 yaş ile 15 yaş aralığında gerçekleşen skolyoz türüdür. Cerrahi müdahale ile tedavi edilebilmektedir.

Skolyoz Belirtileri Nelerdir? 

Skolyoz hastalığını erkenden saptayabilmek tedavi sürecinde büyük kolaylık sağlamaktadır. Erken teşhis edilen omurga eğrilikleri, özellikle küçük yaştaki hastaları cerrahi müdahaleden kurtarabilmektedir. Henüz eğrilik açısı 40 dereceye ulaşmadan müdahale edilen hastalarda bu eğrilik korse ve egzersizler ile kontrol altına alınabilir. Bu nedenle hastaların, meydana gelen eğriliği çok geçmeden tespit edip doktora başvurması oldukça önemlidir.

Skolyoz hastalarında meydana gelen ilk belirti, görüntüde bozulmalardır. Omurgadaki eğrilik, pek çok pozisyonda kendini göstererek müdahale gerektirdiğini kanıtlamaktadır. Bu nedenle bireyler, duruşlarında herhangi bir bozulma olup olmadığını tartarak skolyozu erken teşhis edebilir. Bunun dışında sırt ve bel bölgesinde şiddetli ağrıların yaşanması da omurga bozukluklarının habercisi olabilir. Bu gibi etkilerle karşılaşan bireyler, en kısa zamanda doktora danışarak kesin tanı edinmelidir.

Skolyoz Ameliyatı Hangi Durumlarda Gereklidir?

Skolyoz hastalarının en büyük yanılgısı, her durumda ameliyat gerektirdiğini düşünmeleridir. Ancak Skolyoz hastalığı, cerrahi işlem dışındaki yöntemlerle de tedavi edilebilmektedir. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağına, doktorun detaylı muayenesi sonrasında karar verilmektedir. Skolyozda görülen omurga eğriliğinin 40 dereceyi aşması sonucunda doktor tarafından cerrahi müdahale talep edilmektedir. Ancak bundan daha derecedeki eğriliklerin, alternatif tedavi yöntemleri mümkündür.

Erken yaşlarda tespit edilen ve eğrilik açısı 40’tan az olan skolyoz vakaları, fizyoterapi ve korse tedavisi ile kontrol altına alınabilmektedir. Tedavi sürecinde hastanın yaşı ve fiziksel durumu da büyük önem taşımaktadır. Ameliyatın risk arz ettiği durumlarda korse gibi yöntemlerden yararlanılabilmektedir. Ancak her skolyozun tedavisi vakaya özgü olduğu için bu konuda doktordan ayrıntılı bilgi almak oldukça önemlidir. Korse ve fizyoterapi tedavisi, skolyoz ameliyatı yapılan hastalarda da uygulanmaktadır. Bu süreç, hastaların çok daha kolay bir şekilde eski haline dönebilmesini ve dik duruşa adapte olabilmesini sağlar.

Çocuklarda Skolyoz Ameliyatı Riskli Midir?

Skolyoz ameliyatı, omurgayı hedef aldığı için önemli bir ameliyattır. Ancak gelişmiş ameliyat teknikleri ve güvenilir yöntemler sayesinde bu cerrahi müdahale son derece güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ameliyat konusunda endişeleri olan skolyoz hastaları, bu ameliyatın risk değerinin, diğer tüm ameliyatlarla aynı olduğunu bilmesi gerekmektedir. Teknik hatalar ve beklenmedik aksaklıklar yaşanmadığı takdirde bir skolyozun ameliyatının risk oranı yaklaşık %5’tir. Ameliyat sırasında bir komplikasyonla karşılaşmaya hastalar, 2 hafta içinde toparlanarak normal hayatlarına devam edebilmektedir.

Skolyoz ameliyatlarında karşılaşılabilen risklere enfeksiyon ve kanama örnek olarak gösterilebilir. Skolyoz hastaları, bu gibi komplikasyonlarla karşılaşmamak için ameliyat sonrasında da tedavi sürecini aksatmamalı ve düzenli olarak doktor kontrolüne gitmeye dikkat etmelidir. Hasta ve doktor sorumluluklarını ihmal etmediği sürece skolyoz ameliyatı risksiz bir şekilde sonlandırılabilen bir tedavi sürecidir. Bu nedenle skolyoz hastalarının cerrahi müdahale ihtimali karşısında paniğe kapılmamaları tavsiye edilir.

Skolyoz Ameliyatı Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Skolyoz ameliyatı özverili bir tedavi süreci gerektirdiğinden, hastaların ameliyat öncesinde bazı hususlara dikkat etmesi gerekmektedir. Ameliyat öncesinde dikkat edilmesi gereken bu başlıklar, ameliyat sürecini kolaylaştırarak hastanın daha kısa sürede toparlanmasına yardımcı olur. Skolyoz ameliyatı olacak kişilerin, ameliyat öncesinde uygulaması gereken ilk şey, düzenli olarak sırt ve bel egzersizleri yapmasıdır. Düzenli olarak devam eden bu egzersizler, ameliyat sonrasında yaşanan fizyoterapi ve korse tedavilerini kolaylaştırarak omurganın daha kısa sürede toparlanmasını sağlar.

Bunun dışında skolyoz hastalarının, ameliyat öncesinde doktor kontrollerini ihmal etmemesi ve eğriliğin mevcut durumunu güncel olarak takip etmesi gerekmektedir. Aksi halde, ani bir gelişmeyle karşılaşıp ameliyat sürecini zora sokmanız mümkündür. Bu nedenle skolyoz hastalarının hem doktor, hem de hasta tarafından yakından takip edilmesi gerekir.

Skolyoz Ameliyatı Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Skolyoz ameliyatı sonrasındaki süreç, her hastada kendini farklı şekilde göstermektedir. Ancak her vakada ameliyat sonrası için dikkat edilmesi gereken konular bulunmaktadır. Bunlardan ilki, korse kullanımıdır. Skolyoz ameliyatından sonra omurganın mevcut halini koruması için ilk 6 hafta korseyle dolaşmak gerekmektedir. Korse, sırt bölgesini stabil tutarak sürecin daha ağrısız geçmesini ağlamaktadır. Ameliyat sonrası korse kullanan hastalar, bir yandan günlük aktivitelerine devam edebilmektedir. Ancak bu süreçte de zorlayıcı ve ani hareketler yapmamak oldukça önemlidir.

Skolyoz ameliyatı sonrasında daha kısa sürede normale dönebilmek için hem fizyolojik, hem de psikolojik olarak destek olmak yararlı olacaktır. Fizyoterapi ve psikoloji seansları, ameliyat olan kişinin kısa sürede eski sağlığına kavuşmasına yardımcı olur. Tedavi sürecinde sadece fiziksel düzelmeye odaklanmak, eksik bir iyileşme sağlayacaktır. Bu nedenle bahsi geçen desteklerin ihmal edilmemesi son derece önemlidir.

Skolyoz Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Skolyoz tedavisinin tamamlanma süresi, her vakada değişiklik göstermektedir. Skolyoz tedavi süresini belirleyen etkenler arasında hastanın yaşı, hastalığın ilerleme durumu, omurganın eğrilik açısı ve uygulanan tedavi yöntemi örnek olarak verilebilir. Tüm bu parametrelerin etkisiyle skolyoz tedavisinin süresi belirlenmektedir. Skolyoz hastalığının tedavisinde cerrahi müdahaleye karar verildiyse, bu süreç çoğu kişide benzer şekilde ilerlemektedir. Ancak alternatif bir tedavi yöntemi uygulandıysa süre değişiklik gösterir.

Skolyoz ameliyatı sonrasında ilk iki hafta doktor gözetiminde kontrol devam etmektedir. Taburcu işleminden sonra yaklaşık 6 hafta korse ve fizyoterapi süreci devam eder. Bu nedenle ortalama bir skolyoz ameliyatı süreci 2 atı bulmaktadır. Bunun dışında kişinin tamamen eski haline dönmesi daha uzun sürebilir. Yine de bu süreç, hastanın performansına ve istikrarına bağlı olarak uzayıp kısalabilmektedir. Bu süreçte doktorun yönlendirmeleri ve yakın takibi de süre üzerinde etkili olabilmektedir. Düzenli olarak kontrol sağlayan doktorlar, skolyoz sürecini kısaltabilir.

Skolyoz Ameliyatlarında Eğrilik Tamamen Düzelir Mi?

Skolyoz hastalarının, zorlu bir süreç olan skolyoz ameliyatlarından en büyük beklentisi eğriliğin tamamen düzelmesidir. Farklı eğrilik dereceleri ile doktora başvuran skolyoz hastaları, bu nedenle sık sık ameliyatın başarı oranını sorgulamaktadır. Ancak düzelme hususunda net bir şey söylemek oldukça zordur. Çünkü cerrahi işlem esnasında doktorlar, omuriliğe zarar vermeyecek şekilde hareket ederek mümkün olan en fazla düzeltmeyi yaparlar. Ancak bu durum önceden tahmin edilemediği için kesin bir rakam vermek mümkün değildir.

Skolyoz ameliyatı ile gerçekleşen düzelme, sağlıklı bir omurgaya en yakın şekilde olmaktadır. Bu nedenle skolyoz ameliyatı sonrasında omurgadaki tehlikenin kaybolduğu kesin olarak söylenebilir. Bunun dışında skolyoz ameliyatından sonra kesik izi büyük ölçüde kaybolmaktadır. Günümüzde bunun için gelişimiş estetik dikişler ve izi engelleyen kremler kullanılmaktadır. Ancak yine de, skolyoz ameliyatı geçiren kişilerin yaklaşık iki yıl boyunca dikişli bölgeyi direkt güneşe maruz bırakmaması gerekmektedir. Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde skolyoz ameliyatı, güvenli ve kesin bir şekilde çözüm sağlayan tedavi yöntemlerinden biridir.

 

Kaynak : Doç.Dr.Suat Canbay | Omurga Cerrahisi | Nörolojik Cerrahi